Şaban ve Recep İvedik

Toplumun dinlediği müzik, yediği yemek, konuşurken kullandığı cümleler hep kültürdür ve kendi kültürünü yansıtır. Aynı şekilde izlenen filmler de toplumun kalitesini gözler önüne sergilemektedir. Bizim çocukluğumuzda Kemal Sunal’ın canlandırdığı “Şaban” tiplemesine gülünürdü. Şaban bizden birisi olarak görülür, acılarını üzülünür ve sevinçlerine de beraber sevinirdik. Olacak o kadar adlı program ile Levent Kırca sadece güldürmez aynı zamanda hükümeti kimselerin yapamadığı cesarete eleştirdi. Siyasetçilerin yaptığı açık oturumlarda insanlar gayet konuşmacılara saygılı, sözlerini kesmeden dinler ve en anlamsız buldukları noktalarda dahi sadece basit bir gülümseme ile tepki verirlerdi.

Son 20 yılda nereye geldik?

Topluma genel olarak baktığımızda her kesimde çok ciddi biçimde lümpenleşmenin yaşandığına şahit oluyoruz. Şaban’ın yerini Recep İvedik aldı. Gişe rekorları kıran bu film aslında Türkiye halkının ne durumda olduğunu yine Türkiye halkına gösteriyor. Türkiye halkı ise bu filmi seyrederek kendi haline gidiyor. Zamanında arabesk müziğin karşısında olanlara ne oldu da şimdi çoğu Müslümcü oldu?

Toplumdaki bu yozlaşma sadece kitap okumayan eğitimini tamamlamamış kimselerde değil aynı zamanda kendilerini entel olarak sunan kesimde de bariz görünmektedir. Olacak O Kadar programı yerine zamanımızda bu program yerine izlenen güldürü programlarını bir bakın ve seyredin. Seyrettikten sonra size ne kattığını düşünün. Maalesef koskocaman bir hiç.

Bu yozlaşma küf mantarı gibi liflerini toplumun her yerine uzatmış durumda. Bu şekilde bir ülkenin üretmesi ve gelişmesi söz konusu olamaz. Özellikle aydınlarımızın bu gidişatın önüne geçebilecek düşünceler üretip toplumu yönlendirmelerini bekliyorum. En azından aydınları anlayabilecek 3-5 insan hala varken bunu yapsınlar.